Yeni Zelanda’da altı yıllık İşçi Partisi hükümeti sona erdi. Muhafazakâr iş adamı Christopher Luxon’ın liderliğindeki Ulusal Parti, bugün düzenlenen seçimleri birinci sırada bitirdi.
Başbakan Chris Hipkins yenilgiyi kabul ettiği konuşmasında hükümetinin başarılarından duyduğu gururu dile getirdi. Jacinda Ardern’in Ocak ayında aniden görevden ayrılması sonucunda başbakanlık koltuğuna oturan Hipkins’in kamuoyu desteği, COVID-19 kısıtlamalarını ve ekonomik sorunlar nedeniyle büyük ölçüde azalmıştı.
Açılan sandıklara göre Luxon liderliğindeki Ulusal Parti oyların yaklaşık %40’ını aldı. Hipkins liderliğindeki İşçi Partisi’nin ise %25’in biraz üzerinde oy aldığı görülüyor. İşçi Partisi, bir önceki seçimde %50 oy alarak tek başına iktidara gelmişti. Ulusal Parti’nin liberteryen ACT Partisi ile ittifak kurması bekleniyor.
Luxon, kampanyasını vergilerin düşürülmesi ve asayiş üzerine kurarken, Hipkins 30 yaşın altındakiler için ücretsiz diş bakımı ve meyve ve sebzelerdeki satış vergilerinin kaldırılmasını gibi vaatleri öne çıkarmıştı.
Seçimin ana temaları arasında hükümetin yerli Māori halkına yönelik politikaları da vardı. Luxon, yalnızca Māori’lerin sağlık ihtiyaçları için kurulan Māori Sağlık Otoritesi’ni kaldırma sözü verirken ve Hipkins, yerlilerle ortak yönetim çabalarını destekleyen politikalar öneriyordu.
Geçmişte Unilever Canada ve Yeni Zelanda Havayolları’nın yönetim kurulu başkanlığını Luxon, siyasete ilk defa 2020’de milletvekili olarak adım attı, 2021’de ise Ulusal Parti’nin genel başkanı oldu. Luxon, televizyon münzalarında yaşam pahalılığını küçümseyen söylemleri nedeniyle eleştirilerle karşılaşmıştı.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.