Hollanda'daki Wageningen Üniversitesi'nden araştırmacılar 2014 yılından beri, çevrebilimci Wieger Wamelink önderliğinde NASA tarafından Mars ve Ay'dan simüle edilen topraklarla sebze üretmeye çalışıyor. Daha önce başarıyla hem Mars hem de Ay toprağıyla sebze üretmeyi başaran ekip, bu sefer daha da önemli bir gelişmeye tanıklık etti.
Mars toprağına ekilen domates, fasülye, turp, roka, çavdar ve bahçe teresinin hasat zamanı geldiğinde sebzeler, yeryüzündeki toprakta yetişenlerle neredeyse aynı boyutta büyüdü. Ayrıca, Mars toprağı ile Dünya toprağında sebzelerin yetişme süresi arasında çok küçük bir fark oluştu. Böylelikle botanikçiler, Mars'ta tarım ile ilgili en kritik sorulardan biri olan hasat süresi ve boyut sorularına yanıt bulmuş oldu.

Araştırmacıların bu başarısı, Mars'ta tarımın önündeki engelleri tam olarak ortadan kaldırmıyor. Gizmodo'ya konuşan araştırmanın lideri Wamelink, Mars'ta tarım yapabilmek için oldukça büyük bir bütçeye ve çok iyi hesaplanmış bir zamanlamaya ihtiyaç olduğunu söylüyor. Wamelink'e göre sebzelerin yetişmesi için gerekli olan ışık ve temiz suyu temin etmek, kumaşlarla çevrili büyükçe bir kapalı alan oluşturmak da hiç kolay değil.
Bu deney ile birlikte Mars'ta tarım ile ilgili en kritik sorulardan birine yanıt bulduklarını düşünen araştırmacılar, Mars toprağı ile Dünya toprağında yetişen bitkilerin aynı boyutlarda büyüdüklerini ispatlamış oldu. Fakat Mars toprağı ile üretilen bitkilerin tatlarının Dünya toprağıyla yetişenler ile aynı olup olmadığını anlamak için biraz daha beklemek gerekecek.
Wamelink, sebzelerin tadılmasının güvenli olup olmadığı konusunda çalışmalarına devam ettiklerini söylüyor. Araştırmacılara göre Mars toprağında bulunan ağır metaller, bu toprakta yetişen sebzelere de geçiyor olabilir. Bu yüzden ekip, bu yıl gerçekleştirecekleri bütün deneyleri, Mars toprağı üzerinde yetişen bitkilerin yenilebilir olup olmadığı üzerine yoğunlaştıracak.
Kaynak: Gizmodo
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.