Mimarlık sadece bir üyesini değil, öteden beri kendisini temsil etmiş sembolünü de yitirdi. O denli tutkuyla bağlıydı ki meslek onu değil, o mesleği temsil eder hale gelmişti. Meslek onun değil o mesleğin sıfatıydı.
Mimarlık ve inşaattan sonra en tutkulu aktiviteleri edebiyat ve dil olduğuna göre mimarlığına malolmuş başlıca yapısının da Türk Dil Kurumu (TDK) olması doğaldı.
.jpg)
Türk Dil Kurumu (TDK) binası
.jpg)
Mimarlar Odası ve yazar örgütlerinde aktif görevler üstlenecek ve bürosunu özyönetim işliği diye adlandıracak denli sosyalleşmeye ve örgütlenmeye bağlı tutkulu bir sosyalistti de.
Türkiye sadece öncü bir mimarını değil, değerleriyle birlikte yaşamayı üslup edinmiş, rol modeli olmaya yatkın kişiliği ve yaşam biçimiyle yaşadığı Kuzguncuk’u İstanbul’un en seçkin yaşam çevresine dönüştürmüş bir aydınını kaybetti.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.