İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Hasan Yılmaz tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 14 Şubat'ta gözaltına alınan Die Welt gazetesinin Türkiye temsilcisi İlker Deniz Yücel, emniyetteki işlemlerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na götürüldü. Başsavcıvekili Yılmaz tarafından ifadesi alınan Yücel, "terör örgütü propagandası yapmak" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçlamalarından tutuklanması istemiyle hâkimliğe sevk edildi.
Savcılığın sevk yazısında Yücel'in, "gazetecilik görünümü altında PKK silahlı terör örgütü yöneticisi Cemil Bayık'la röportaj yaparak örgütü legalleştirme girişimlerine destek olduğu, güvenlik kuvvetlerinin örgüte yönelik haklı operasyon ve işlemleriyle ilgili olumsuz algı oluşturmaya matuf yazılar yazdığı" belirtildi. Sevk yazısında Yücel'in 12 Aralık 2016 tarihli bir yazısında, "operasyonlar sırasında Cizre'de ölen Hacer Arslan'ın kasıtlı bir şekilde güvenlik güçleri tarafından yakılarak öldürüldüğünü iddia ettiği" kaydedilerek, "yazı içerikleri değerlendirildiğinde şüphelinin gazetecilik faaliyetlerinin ötesinde, ayrımcılığı körükleyici nitelikte yazı yazdığı, silahlı terör örgütünün söylemlerini dile getirerek propaganda yaptığı ve böylece üzerine atılı suçu işlediği" ifade edildi.
Nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği, Yücel'in "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan tutuklanmasına hükmetti.
Deniz Yücel için CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Mahmut Tanal da İstanbul Adalet Sarayı'ndaydı.
Kaynak: AA
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.