Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Ilısu barajı nedeniyle sular altında kalacak olan Hasankeyf'teki kültür mirasının korunmasına yönelik başvuruyu geri çevirdi. Mahkeme, "Kültür mirasının korunmasına yönelik Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) dayandırılabilecek genel bir bireysel hak bulunduğuna dair Avrupa Konseyi üye ülkeleri arasında bir görüş birliği ya da eğilim şimdiye kadar söz konusu olmamıştır" diyerek başvurunun AİHS kapsamına girmediğine hükmetti.
Hasankeyf'teki kültürel mirasın korunması için AİHM'e başvuru Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, Prof. Dr. Metin Ahunbay, Prof. Dr. Oluş Arık, gazeteci Özcan Yüksek ve avukat Murat Cano tarafından 2006 yılında yapılmıştı.
"Özel yaşama saygı ve eğitim hakkı" tezi
Başvuru sahipleri, AİHS'nin özel yaşama saygıyla ilgili 8'inci maddesi ve 1'inci Protokol'ün eğitim hakkıyla ilgili ikinci maddesine atıfta bulunarak Ilısu barajının inşasının mevcut ve gelecek nesilleri kapsayacak şekilde insanlığın eğitim hakkının ihlali olacağını savunmuştu. Başvuruda, bazı tarihi eserlerin taşınması planının hayata geçirilmesinin mümkün olmadığı, çok sayıda arkeolojik kalıntının taşınmaya uygun olmadığı kaydedilmişti. Başvuru sahipleri ayrıca baraj projesinin çevre ve bölgenin ekolojisi açısından son derece olumsuz etkileri olacağına dikkat çekmişti.
"Kapak kapatılmaya hazır"
Devlet Su İşleri'nden (DSİ) Ocak ayı sonunda yapılan açıklamada teknik çalışmaların tamamlandığı ve su tutma için bir engel kalmadığı bildirilmiş, DSİ 16. Bölge Müdürü Ali Naci Kösalı, "Su tutma aşamasında sadece kapağı kapatacağız. Kapağı şu anda askıda bekletiyoruz" açıklamasını yapmıştı.
Tarihi 12 bin yıl öncesine kadar uzanan arkeolojik bulgulara ev sahipliği yapan Hasankeyf, 1981 yılında bütünüyle sit alanı ilan ederek koruma altına alınmıştı. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında inşa edilen Ilısu barajı nedeniyle sular altında kalacak olan Hasankeyf'ten çeşitli kültür varlıklarının taşınma süreci ise devam ediyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.