Uğur Meleke’nin, yazısında Arda Güler’e ayırdığı bölüm şöyle:
(…) Beni ikinci ve esas mutlu eden detaysa üç genç oyuncunun, Selimcan, Çağtay ve Arda’nın uzun süre sahada olmalarıydı. Selimcan ve Çağtay iyi oynadılar, umut verdiler. Arda içinse ayrı bir parantez açmak lazım: Gösterişsiz bir ışıltısı var genç adamın. Göz alıcı bir sadelik. Faul yaptığı rakibini yerden kaldırıyor. Kendisine faul yapıldığında hemen kalkıp atışı kullanma derdinde. Haksız kazanç peşinde değil. İlk penaltı vuruşu öncesi tüm tribünler onun ismini haykırırken mahcubiyetle yere bakışını da sevdim, gol sonrası Serdar Dursun’u ilk kutlayan olmak için koşturmasını da. Dört gün sonra 17 yaşına giriyormuş genç adam. Umarım önümüzdeki 15-20 yıl onu konuşuruz, onu yazarız. Sadece iyi futbolcu değil, aynı zamanda ahlaklı bir birey, iyi bir vatandaş olarak da faydalı olur Dünya’ya.
Nazar değmesin sana
Arda’yı dün öne çıkaran unsurlardan biri de sorumluluktan kaçmamasıydı. İlk devrede 11 kez ikili mücadele kazanmış. Kendisine 4 faul yapılmış, 4 de başarılı çalım denemesi olmuş. Topu her ayağına aldığında dripling deniyor. Ürkmüyor, cüret ediyor her şeye. Nazar değmesin sana genç adam.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.